alesta-panel.com yeni buluşma yeriniz


ibrahim sadri siirleri

ADAM GİBİ (86835 Hit)







Ben seni hiç sevmedim ki


Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim


Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim


Birde yıldızları sevdim


Eylül akşamlarında gelip,


Gözlerinde tutulan.


Ben seni hiç sevmedim ki


Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim


Kurşunları sevdim beni vurduğunda


Ağlamayı sevdim unuttuğunda


Yalnız olduğumu anladığımda


Ayakta kalmamı sevdim


Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda


Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği


Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini


İkindide yağmur gibi


Geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi


Ben seni hiç sevmedim ki


Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim


Menekşeyle konuşmanı


Nisan'a hatırlatmanı


Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını


Düştüğün zaman kanayan yaralarını


Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman


Sakız satan çocukları


Yeni çıkan şarkıları


Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim


Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe


Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte


Ben seni hiç sevmedim ki


Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine


Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde


Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde


Buğusunda sabahın, acımasızlığında ahın


Ağlayan yüzünde İsa'nın


Ferahlatan gücüyle duanın


Korkutan yanıyla nar'ın


İncenin, zeytinin ve kalbin üstüne


Gülün üstüne


Tutunduğum umudun üstüne


Korkunun üstüne


Hep senin üstüne, hep senin üstüne


Ben seni hiç sevmedim ki


Gittiğin zaman gitmeni sevdim


Evreni sevdim geldiğin zaman


Kalmanı sevdim


Korkuyordum sana alışmaktan


Yine de sevdim gülümsemeyi


Mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından


Kırlara ilk kar düştüğü zaman


Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim


Seni içimde öldürdüğüm zaman


Ben seni hiç sevmedim ki


Durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse


Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim


Birde yıldızları sevdim


Eylül akşamlarında gelip,


Gözlerinde tutulan.


Düştüğün zaman kanayan yaralarını


Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman


Sakız satan çocukları


Yeni çıkan şarkıları


Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim


Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe


Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte


BEN SEVDİM Mİ ADAM GİBİ SEVERİM






İBRAHİM SADRİ






-------------------------------------------------------------------------------------------------------






ADIN BATSIN (58820 Hit)






yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile


yaktın beni küle döndüm dumana döndüm


nasıl edem nere gidem dertli baş ile


bilemedim teli kırık kemana döndüm






canım aldın, can evimden vurdun ya sende


küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de


sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın


sen de vicdansız çıktın adın batsın






zaman ola devran döne sen de çekesin


yitiresin umudunu heder olasın


aşka düşe kahrolasın candan bıkasın


ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin






sen ki beni rezil ettin yedi cihanda


yalan oldum talan oldum senin sayende


sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın


sen de vicdansız çıktın adın batsın






beni özleyince bir nehir yatağını bulsun


kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin


sesime bakıpta ağlıyorum sanma


seni özleyince böyle olsun birazda






ayrılıversin yaprak dalından


insan sevdiğinden ayrılıversin


kan damarımdan can pazarından


adam baharından ayrılıversin






dağda dört mevsim erimeyen kar varya


yokluğum öyle erimesin


sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın


sen de vicdansız çıktın adın batsın






İBRAHİM SADRİ














----------------------------------------------------------------------------------------










ALDIRMA REİS (33276 Hit)






Sen içerdeyken ben


Sinemalara gittim


Bütün filmlerini seyrettim


O sevdiğimiz artistin


Sen içerdeyken ben


Vita kutularında çiçek yetiştirdim


Sokakta top oynadım çocuklarla


Ayakkabılarımı eskittim


Güneşe karşı durdum sabahları


Geceleri bir başıma yıldızları bekledim


Annenin gönlüne su serptim


Aldırma dedim aldırma


Bir şarkı söyle bir dilek tut herkes için


Bir ada rüzgarı gibi


Sürtünerek geç hayata


Bir sarmaşık gibi tutun


Ve değer ver hatıralara


Aldırma dedim


Sen annesin, aldırma


Sen içerdeyken ben


Kiramı ödedim pijamalarımı giydim


Haber bültenlerini izledim


Gazetelerden kupon kestim


Sen içerdeyken ben


Sigara içtim, öksürdüm


Otobüse bindim


Fotoğraflarımıza baktım


Acıyan yanlarımı körelttim


Deniz kıyısında yürüdüm


Manavdan soğan aldım


Yeni çıkan şarkıları dinledim


Kafeste beslediğimiz kuşu saldım


Islık çaldım


Sen içerdeyken ben


Hep uyandım, sayıkladım


Kanadım boyuna


Takvimlur aldım


Her gün bir yaprağını kopardım


Deli ayrılığın


Sen içerdeyken ben


Gömleğimi ütüledim


Sobada elimi yaktım


Bir şiir yazdım


Bir hercai menekşe aldım çiçekçiden


Hani o alnına kader değmiş


Hani o dudaklarına deniz tuzu dokunmuş


Hani o erken vurulmuş


Gençliğimiz gibi dağıldım


Sen içerdeyken ben


Bir adını söyleyemedim


Şöyle bağıra bağıra


Bir yüzünü göremedim


Görüş günlerinde


Bir de eline değemedim


Bir de yüreğine


Şöyle kucaklayamadım bir de


Ölümüne


Sen içerdeyken ben


Kapı kapattım, pencere açtım


Mutfakta oyalandım


Kanepede yattım


Hatta bir yolluk aldım odaya


Çok ta kulak asmadım


Çokta koymadı bu bana


Alt tarafı içerdeydin


Alt tarafı bir yanımı alıp götürmüştün


Bir yanımı


Yani adamlığımı


Yani gözlerimin ferini


Yani canımı


Alt tarafı şarkılar ölecekti


Alt tarafı kanayacaktı kalbim


İşte sensiz


İşte nefessiz


İşte kimsesiz bir sesti alt tarafı


Her tarafım


Yıldızlar yine oradaydı oysa


Yazdıklarım


Gözden kaçan o defter yapraklarında


Boşver yüzyirmisekiz


Hayat bir gemi


Yürüt onu göreyim seni


Boşver yüzyirmisekiz ha...


Boşveriyor ya


Aldırma reis


Reis aldırmıyor ya


Bir adını söyleyemedim


Şöyle bağıra bağıra


Bir yüzünü göremedim


Görüş günlerinde


Bir de eline değemedim


Bir de yüreğine


Şöyle kucaklayamadım bir de


Ölümüne


Sen içerdeyken ben


Vitrinlerin önünden geçtim


Minibüs duraklarında bekledim


Simitçilerle yarenlik ettim


Üstüme bir ceket aldım


El tezgahlarında kitaplara baktım


Sen içerdeyken ben


Hiç oturup ağlamadım


Hiç karartmadım umudu


Hiç bulandırmadım onuru


Öyle dimdik durdum ortada


İşte burada ulan işte burada


Böyle burada


Hiç yıkılmadan


Hiç utanmadan


Ve hiç unutmadan


Sen içerdeyken ben


Gülen resmimi yaptırdım


Sokaktaki ressama


Her zaman yaptığım gibi


Buzdolabını ayağımla kapadım


Parkların banklarına adını kazıdım


Adını kazıdım duvarlara


Adını, adımın yanına yazdım


Hiç unutmadım, utanmadım


Korkmadım






İBRAHİM SADRİ


-----------------------------------------------------------------------------------------------------














ALİ MUNZUR (13077 Hit)






Açıldı ömrümün haritası


Bir omzu düşük ağır delikanlı


Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı


Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran


Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası


Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı






Benim ömrümde, bir kırlangıç ağıdı vardır bildiğim


Benim ömrümde, tel örgüler kuşluk ayazında


Kör karanlık yağlı kurşun


Birde yanık türküsü anamın


Her biri bir başka seherinde güz dönümümün


Vurup gitmiştir sessizce oğulları


Şu gurbet denen şu belalı buğ yılanı, şu bilinmez sefere






Benim ömrümde, bir ırmak vardır


Durup önünde taş yüzdürdüğümüz ak köpüklerinde


Sesine sesimizi kattığımız


Ve anamızın patiskadan biçtiği uzun donlarımızla


Bir turna balığına gençliğimizi sattığımız


Aylandığımız,


adamdan sayılıp delikanlı halaylarına karıştığımız


Yıldızların altında, dam bacalarında aşık attığımız






Benim ömrümde, yarı çıplak popil delikanlısı ortalığın


yağmurların sevdalısı ve parlayan yusuftutan kuşları


Benim ömrümde, mor menekşe


Yediveren gülleri ve böğürtlen


Birde sen!


İçime işleyen ah sen!


Ondokuz yaşımın


Ve ırmağımın


Ve toprağımın hakkına birde sen! ..


Bulutlarıma kına yaktığım sebebin


Namerd olayım sevmedim hiç kimseyi böyle bu kadar! ..


Ya da sevemedim


Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı


Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran


Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası






Bu da bir gurbettir yıkar adamı içine


Bu da bir rivayettir, on iki yıl bilmem kaç bin gece


Bir türkü sesinde..


Dumanlı dağları duman kaplamış


Yine mi gurbetten kara haber var?


Seher vakti bu yerlerde kimler ağlamış?


Çimenler üstünde gözyaşları var..


Benim ömrümde..






Şimdi vur, vur içine onca talanı


Onca sevdayı vur, vur Ali Munzur


Bu sol yandaki hicran yarası öyle çok ki..


Benim ömrümde çiçeğin bozamadığı


Karanlığın düşemediği yüzüm


Bana mahsus kor ayazda üşüdüğüm


Hercanın yeşili, Cemilin üzüm gözlü güzeli


Ve hüzün yaprağını dökende dut ağacın


Kalbime bir gül dikeni, fikrime sevda batanda.


Kemahın istasyonuna doğu expresi demir atanda


Murat suyu Fırata karışır üç gün üç gece kan akanda


Ben belki bin gece sayanda gurbet akşamlarında yıldızları


Emanetime iyi bakasın köylü kızı


O elinde tuttuğun kanayan şey Ali Munzurun kalbinin yarası






Benim ömrümde, yarı çıplak popil delikanlısı ortalığın


Yağmurların sevdalısı


Ve parlayan yusuftutan kuşları


Benim ömrümde, mor menekşe


Yediveren gülleri ve böğürtlen


Birde sen!


İçime işleyen ah sen!


Ondokuz yaşımın ve ırmağımın ve toprağımın hakkına


Birde sen!


Bulutlarıma kına yaktığım sebebin


Namerd olayım sevmedim, hiç kimseyi böyle bu kadar


Ya da sevemedim.


Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı


Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran


Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası


Açıldı ömrümün haritası..






İBRAHİM SADRİ


-------------------------------------------------------------------------------------------------






ANNE (49297 Hit)






Kan ter içinde gece


Kan ter içinde her yanım


Her yanım bu gece vurgun içinde


Kurşun yemişim, sürgün yemişim


Bu sana ilk gelişim


Vur emriyle düşmüşüm kapına


Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana






Yok elimde bir demet menekşe


Yok elimde sevdiğin gül şekeri


Yok işte sana bir şey


Bilmem ki ne demeli


Bir tek ağır yaralı özlemim


Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim


Anne benim, aç kapıyı


Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın


Ölmeyesin, bitmeyesin


Yürekyarısı gitmeyesin dediğin


Anne benim, aç kapıyı


İşte geldim, işte bu sana ilk gelişim






Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim


Hep senin için bulutları isterdim


Ellerimi açtırıp dua ettirirken


O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece


Hani her gece sorduğumda


Anne babam nerde


Nerde kuşların dilinden anlayan adam


Ve menekşelerle konuşan adam


Nerde anne


Ve sen bastırıp bağrının kızılca kıyametine acını


Gelecek oğul, sen uyu şimdi


Baban gelecek bir yağmur gibi yağmurla


Rahmete boğacak yoksulluğumuzu derken


Ben uyur, düşümde


Senin için bir ev görürdüm gökyüzünde


Sen, babam, ben ve melekler


Ve melekler anne


Anne melekler


Önce babam sonra onlar terkettiler gecelerimizi


Ben de çekip gittiğimde


Yani oğulcuğun yani yürek yarın


İçinden geçen şarkın gittiğinde


Sen nasıl yaşadın anne






Kan ter içinde gece


Kan ter içinde her yanım


Her yanım bu gece vurgun içinde


Kurşun yemişim, sürgün yemişim


Bu sana ilk gelişim


Vur emriyle düşmüşüm kapına


Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana






Vakit yok artık


İstersen kalayım böylece


Ama bir kere öpseydim elinden


Ama bir kere sürseydim gözlerimi gözlerine yeniden


Yok elimde bir demet menekşe


Yok elimde sevdiğin gül şekeri


Yok işte sana bir şey


Bilmem ki ne demeli


Bir tek ağır yaralı özlemim


Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim


Anne benim, aç kapıyı


Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın


Ölmeyesin, bitmeyesin


Yürekyarısı gitmeyesin dediğin


Anne benim, aç kapıyı


İşte geldim, işte bu sana son gelişim






Üzülme, kapanıyor diye gözlerim


İşte gidiyorum vakit doldu


İşte kapanıyor gözlerim kapının önünde


Öğrettiğin gibi ellerimi kaldırıp gökyüzüne


Ve eğip başımı önüme dua ediyorum


Üzülme anne, vakit doldu


İşte şimdi bir oğlun oldu


Bir oğlun oldu anne






Kan ter içinde gece


Kan ter içinde heryanım






İBRAHİM SADRİ


-------------------------------------------------------------------------------------------------------










BEN AŞKI SATIN ALDIM (30813 Hit)






ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı


o zamanlar bakır rengindeydi dağlar


daha şıvan düşmemişti böğrüme


daha deli deli esmemişti ruzigar


kalbim acıya düşmemişti


sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım


halayda delikanlı başı olacaktım


bıyıklarım yeni terlemişti






gurbeti


ismail dayımın gönderdiği


kuru üzüm ve fıstık'nan


bir de istanbul fotoğraflarından tanımıştım






hey deli yanım!


türkülerim ince gül dalım


gönül közüm


verdiğim sözüm


ne zaman duman olsa


munzur'un doruklarında kalırdı gözüm


aradabir durup fırat'a bakışım


ve yanımdan ayırmadığım


bir üveyikten satın aldığım aşkım






yani ahretlik gülüyordum


istanbulu fotoğraftan


vurgunu üveyikten biliyordum






bir zemheri akşamında


oturtup tandırın karşısında babam


oğul yürü, dedi


yürüdüm


topak oldu babam,acıdan yundu gözleri


yalınız bir ''ah''etti anam


sessizce ırmağa düştü sözleri






yürüdüm


terleyen bıyıklarım


şahin bakışım


ve yıldızlı gecelerimden birinde canım


üveyikten satın aldığım halis aşkım


geride kaldı






ormanlar gördüm


ağaçlar gördüm


dallarında adamlar asılıydı


ipince fidanlar


ipil ipil kan sızardı dudaklarından


baykuşlar


gecenin koyukatmer al basması karanlığına karşı


nasıl da gülüyorlar


nasıl da gülüyorlardı






hani benim yıldızım


hani şehla bakışım


hani sazım


ve halıs aşkım






dağlardan geliyorum ben


fıratın doğduğu yerden


gönle aktığı yerden


serin göze başından


soğuk bulgur aşından


dağlardan geliyorum ben


aşkın doğduğu yerden hey!


yusuf'un kuyusundan eyyub'un sabrından geliyorum


etmeyin elemeyin


ben istanbulu fotoğraftan


vurgunu üveyikten belliyorum






hani benim yıldızım


hani şehla bakışım


hani sazım


ve bir üveyikten satın aldığım


halis aşkım






hey anam


ne aynam ne tarağım ne sedef çakım


ne tesbihim ne mintanım


bir han odasında


akşam alacası değip geçerken böğrüme


yavaşça önüme düştü alınyazım






kim tutar kaldırır başımı yerden


kim dinler türkülerimi bozlağımı sazımı


bir duan olaydı ah, yanıbaşımda


iki çift lafın


bir tas ayranın


bir dağ soluğun


entarine yapışmış kalmış bir yayla çimenin


bir tesbih böceğin


bir avuç toprağın


bir küçük taşın


bir tel saçın alyazmanın altından






hey anam


akşam indi kırıldı sazım


istanbulda


haramiler sokağında


bir han odasında


yavaşça önüme düştü alınyazım






hani benim yıldızım


hani şehla bakışım


hani dağlara verdiğim aşkım






akşam dediğim ana


istanbulda ay karanlık yürek pustur


bir de hikayesi var


kanadı kırık martıdan dinlediğim:


çok önceden


zebaniler yakıp geçerken şehri


üç damla baldıran zehri


üç damla hıyanet dökmüşler mavi denize


üç martıyı boğmuşlar


herşeyi gördüler diye






akşam dediğim


dam aralıklarından


han bacalarından kaçıp giden güneşin


vurması değil mi taa dağlara, dağlarıma


değil mi ana






yani akşam dediğim


isli han odasında


bir ben


bir viranşehirli yakup


bir de çaykaralı musa


üç bardak çay hatrına


üç gurbet türküsü değil mi uçurduğumuz


üç damla baldıran zehri değil mi ana


akşam dediğim






buradan


bu halis aşkımı


bir han kirasına sattığım hovarda istanbuldan


aranan bütün overlokçular sıraütücüler adına


budur havadisim


hatırladığın


ne bulgur tadı


ne bir çiçek


ne bir isim


ben gündüzleri müslüm gürses dinlemeye


geceleri han odasında


alınyazımı görmeye hüküm giymişim






yine de ana


ana yine de


öperim gözlerinden


dağlarımın


çimenimin


ve kanayan gençliğimin


öperim hepsinin tekmil gözlerinden


bıyıkları yeni terleyen gençliğimin adına






ana


can ana


yaran ana


oyy ana


hani benim yıldızım


hani şehla bakışım


hani sazım


bir üveyikten satın aldığım halis aşkım






ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı


o zamanlar bakır rengindeydi dağlar


daha şıvan düşmemişti böğrüme


daha deli deli esmemişti ruzigar


kalbim acıya düşmemişti


sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım


halayda delikanlı başı olacaktım


bıyıklarım yeni terlemişti






İBRAHİM SADRİ


-----------------------------------------------------------------------------------------------------










BENİ KAVGADA GÖR (14115 Hit)






Geçer gözüm


İçimizden bir aşk geçer


Ve keder


Ve heder olmuş bir hayat


Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan


Öyle yavaş öyle deşer de geçer


Koyarlar cesaretimizi bir sokağın tabelasına


Binlerce çocuğa adımızı verirler


Bize ölüm bize kurşun bize hançer neyler


Neyler ömrünü cebine koymuş adama yağlı mavzer






Geçer gözüm


Memleket kadar bir nağra düşer yıkılmış sokakların pusularına


Akşam sofralarına aç karnına yüreğim düşer


Beni adamdan sayma


İlk gözyaşı


İlk yere düşen damla


İlk kancık tuzaklara düştüğümüz hayınlığın hatrına


Hani cebimizde iki satır mektubu yarım bıraktığımız sevdanın






Hani son bir umutta tutunduğumuz arkadaşlarımız


Ve kaygan ve ıslak ve kaypak sabahı Ankara'nın


Ve bilsen


Tek başına büyür intikam aşk ve sen


Tek basma büyür elif misali


mezarıma bıraktığın menekşen


Geçer gözüm


İçimizden bir aşk geçer


Ve keder


Ve heder olmuş bir hayat


Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan


Öyle yavaş öyle deşer de geçer






Beni son kez kavgada gör


Son kez ölsün arkadan vurmacasına bütün ihanetler


Sonra şöyle saçlarımı savurup ecel saatine


Sonra son kez alnından vurulmacasına aşkın


Bir eşkıyalık yapıp


Basınca bütün evlerini bu şaşkın İstanbul'un


Bir de kendimi denize dökünce Üsküdar'dan


Nasıl da patlar içimde çığlığın


Bana bu şehri yakmış desinler


Beni son kez kavgada gör


Bana kendini satmış desinler


Beni son kez kavgada gör






Koyarlar cesaretimizi bir sokağın tabelasına


Binlerce çocuğa adımızı verirler


Bize ölüm bize kurşun bize hançer neyler


Neyler ömrünü cebine koymuş adama yağlı mavzer






Ya bir de sen düşersen ellerimden


Ya bir de kimsesizsem


Ya ölüm kadar sevdiğim cesaretim yan çizmişse


Sonu yok uğraşlarda yılgınsam


Son mermim avucumda


Fiyakalı bir eylül sabahı


Basar giderim kalbine namımın


Sıkar giderim


Avucumda mermim menekşem ve arkadaşlarım






Geçer gözüm


İçimizden bir aşk geçer


Ve keder


Ve heder olmuş bir hayat


Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan


Öyle yavaş öyle deşer de geçer






İBRAHİM SADRİ


---------------------------------------------------------------------------------------------------














BİR ADIN KALMALI (44389 Hit)






Bir adın kalmalı geriye






Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde






Aynaların ardında sır






Yalnızlığın peşinde kuvvet






Evet nihayet bir adın kalmalı geriye






Birde o kahreden gurbet






Sen say ki ben hiç ağlamadım






Hiç ateşe tutmadım yüreğimi






Geceleri koynuma almadım ihaneti






Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan






Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın






İçimin nehirlerinden






Evet yangın






Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan






Evet kaybetmenin o zehirli buğusu






Evet isyan






evet kahrolmuş sayfaların arasında adın






Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı






Bu sevda biraz nadan






Biraz da hıçkırık tadı






Pencere önü menekşelerinde her akşam






Dağlar sonra oynadı yerinden






Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca






Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam






Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı






Yani ben seni sevdiğim zaman






Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın






Yine de






Bir adın kalmalı geriye






Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde






Aynaların ardında sır






Yalnızlığın peşinde kuvvet






Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye






bir de o kahreden gurbet






beni affet






kaybetmek için erken






sevmek için çok geç






İBRAHİM SADRİ


--------------------------------------------------------------------------------------------










BİR AŞK DEĞİYOR (26531 Hit)






Kapına biri gül bırakıyor tanımadığın


Trafik birden açılıyor


Köprüden geçişte para almıyor gişedeki kadın


Bi o kadar yakışıyor üstüne siyah kazağın


Menekşe tutuyor köşe başında yalnızlığın


Sarı kanaryalar hep senin için kazanıyor


Ne de güzel geliyor insana sırtından vurulması insanın


Oğlum sana bir aşk değiyor


Bi yerinden bakınca nede keyifli hayat


Bi yerinden bakınca rahat


Oğlum sana bir aşk değiyor


Bundan sonrası tufan, talan, fırtına, bora, kar


Aşık-ı mecnun sensin mecnun'un ancak adı var


Oğlum sana bir aşk değiyor


Oğlum seni bir aşk sarıyor






İBRAHİM SADRİ


-----------------------------------------------------------------------------------------------














BİR BAVULLA GELMİŞLER (6333 Hit)






Bir bavulla gelmişler


Karaların memet, ince ali ve bir de bekir


Puslu bir alaman sabahında münihe inmişler trenden


Biraz memleket peksimeti mendil içinde üçbeş lokum


Bir de yar ilen ana baba hasreti


Bildikleri birkaç sıla türküsü


İnmişler üçüncü mevki kompartımandan


Başlarında kasketleri


Şenolasın bakalım gurbetlik şenolasın yabaneli






Nere baksan bir soğukluk değmiş içlerine


Nere baksan insanı üşüten kocaman bir yalnızlık


Dönelim demiş memet yıkıp kaşlarını arkadaşlarına


Nere baksan deli bir ayrılık düşecek burada bahtımıza


Dönelim demiş memet yıkıp kaşlarını arkadaşlarına






Bir bavulla gelmişler


Münihe, viyanaya, berline, rotterdama


Çorum nire memec, lozan nire


Brüksel nire ali, emirdağ nire


Konya nire bekir, strasbourg nire


Ve frankfurta ve kölne ve lyona


Hamburga, liege, bonna


inmişler içlerinde memleket döne döne, yana yana






Bir bavulla gelmişler


Önce geceler bitmemiş sonra soğuk ve karanlık gündüzler


Herbir işini, tamam eylemişler atamanın


Herbir vidasını sıkmışlar


Herbir makinasına terlerini akıtmışlar


Eksilerek, didinerek ve direnerek


Sağlam basmasını bellemişler yere


Kancık pusuların yaban belaların


Ve hayın ve namert ve itkopuk Pazar sabanları çanlarının arasından






Geçirmişler yüreklerinin filiz filiz umutlarım


Hey canım


Hey adam yanlarım


Hey karaların memet, ince ali ve yetim bekir


Keşke gelip bir görebilseydiniz torunlarınızı


Bir kere öpebilseydiniz


O makinayağı bulaşığı elleriniz, kavruk yüzleriniz


Ve cengaver bakışlı kara gözlerinizle hepimizi


Hey canım


Hey adamlarım


Hey karanlığına atamanın ıslık çalan kahraman yanlarım






Bir bavulla gelmişler


Karaların memet, ince ali ve bir de bekir


Puslu bir ataman sabahında münihe inmişler trenden


Biraz memleket peksimeti mendil içinde üçbeş lokum


Bir de yar ilen ana baba hasreti


Bildikleri birkaç sıla türküsü


İnmişler üçüncü mevki kompartımandan


Baştarında kasketleri


Şenolasın bakalım gurbetlik şenolasın yabaneli






Şimdi onlar


Herbir sokağına değerek avrupanın


Ve herbir dağında şahin olup uçarak özge vatanın


Bize bir sabahı indirirler öyle gülümseyerek çocuklarımıza


Öyle kara öyle ince öyle yetimdirler


Öyle konya öyle maraş öyle adana


Öyle trabzon öyle afyon öyle erzurumdurlar


Öyle dadaş öyle ele öyle uşak öyle yörük öyle çerkez öyle doğudurlar






Ve doğururlar


Herbir sıkıştığında kalbimiz


Münihin, viyananın, roterdamın, brükselin ve nice şehirlerin


Dumanların, çanların, köprülerin, kanalların


Acıların, yalnızlıkların, hasretlerin, mektupların


Ve hepsinin ötesinde o ağır gurbetliğin çöktüğünde efkarı


Gelip tutarlar ellerimizden


Karaların memet, ince afi ve bir de bekir






Varsın bize alamancı desinler


Varsın bizi sofralarındaki ekmekten sonra sevsinler


Varsın yüzümüzden önce bavullarımızı gözlesinler


Biz yine de memleket kadar bir yürekte sevmekteyiz memleketi


Çünkü karaların memet, çünkü ince ali ve bir de bekir çünkü






Bir bavulla geldiler


Puslu bir ataman sabahında münihe


Çünkü


Biraz memleket peksimeti mendil içinde üçbeş lokum


Bir de yar ilen ana baba hasretini


Ve bir de bildikleri birkaç sıla türküsünü hiç düşürmediler


Sokağına avrupanın


Hey canım


Hey adam yanlarım


Hey karaların memet, ince ali ve bekir


Keşke gelip bir görebilseydiniz torunlarınızı


Bir kere öpebilseydiniz






O makinayagı bulaşığı elleriniz, kavruk yüzleriniz


Ve cengaver bakışlı kara gözlerinizle hepimizi


Hey canım


Hey adamlarım


Hey karanlığına alamanın ıslık çalan kahraman yanlarım






İBRAHİM SADRİ


------------------------------------------------------------------------------------------------










BİR ŞEY SÖYLE (27329 Hit)






Bir şey söyle


Denizler tutuşturulduğunda


Dağlar yürütüldüğünde


Bir şey söyle


Yıldızlar semadan bir bir


döküldüğünde üstümüze


Bir şey söyle


Ben seni unuturum


Söyle


Yer başka gök başka olduğunda


Sallanıp çalkalandığında uçsuz


bucaksız sema


Hani biz


ateşin etrafını sarmış


pervaneler gibi olduğumuzda


Bir şey söyle


Unuturum ben seni, söyle


Kalplerde gizlenenler ortaya döküldüğü zaman


Gök yarıldığı zaman


Ne oluyor bu yere dediği zaman insan


Ve kalakaldığında yüzkarası


şiirlerim


Ve sensiz bir zaman


ve ayaklarımızın altından toprak


kayıp


Dümdüz eğildiği zaman


Bir şey söyle


Defterler açıldığında gökyüzü


sıyrılıp


alındığında


Cehennem tutuşturulduğunda cennet


yaklaştırıldığında






İBRAHİM SADRİ


---------------------------------------------------------------------------------------














BİZİM YAŞADIĞIMIZ (20437 Hit)






bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim


biz de soluk alıp vermedeyiz


yani her insan gibisevmekteyiz, seviecek şeyleri


bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği


kurban bayramlarında kınalı koçları


başları eloyasıişlemeli yemeni ile kapalı


bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı


pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları






kalbim ağrıyorsa da kardeşim


gönlüm bulanıyorsa


tedirginsem kuşkuluysam


kalın kitapların yazdığına bakarsan


acaip suçluysam


havada ihanetdışarıda sıcak


duvarda yazılar


kalbimizde acılar varsa da


bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim






mektubun geldi bugün haziran


kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından


haberin geldi


haberin geldi iki damla gözyaşın kağıtta


çok bakarsın yağmur yağanda


ıslak ve buğulu camların ardından bilirim


bilirim, acı


nasıl oturur adam yüreğine


ne var yani işte


iyiyim diyorum ya


inan olsun iyiyim anne


insan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe


bak üzülme


yazıyorum bir daha


nolur üzülme


üzülmüyor analar


oğulları üzülmüyorum dedikçe






bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim


biz de soluk alıp vermedeyiz


yani her insan gib isevmekteyiz, seviecek şeyleri


bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği


kurban bayramlarında kınalı koçları


başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı


bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı


pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları






İBRAHİM SADRİ


---------------------------------------------------------------------------------










BUYUR USTA (17953 Hit)






Oğlum, onüç-ondört anahtarı ver






Al usta






Oğlum, yat motorun altına


Nesi var bir bakıver






Olur usta






Oğlum, iyi sık civatayı


Sonra sahibi neder?






Sıkıyorum usta


Bileğim yettiğince


Yüreğim yettiğince


Sıkıyorum işte






Oğlum, terlemişsin


Akmasın terin motora


Motor pas yapar sonra






Olur mu be usta


Ter pas yapar mı


Gözyaşı pas yapar mı?






Oğlum ne diyorsun bak işine






Bakıyorum usta


Yalnız ellerim


Ellerim çatlamış be usta


Ellerim acı içinde


Yüreğim var ellerimde


Yüreğim yanıyor usta


Kan ter içinde.






Hem usta


Sen hiç misket oynadın mı sokakata?


Sen hiç okula gittin mi okula?


Okul nasıl bir şey be usta


Öğretmen nasıl biri?


Usta sahi


Orda da motor baktırırlar mı ki?


Orda da söverler mi çocuklara be usta?


Orda da döverler mi?






Oğlum bak işine !


kızdırma beni.






Olur usta .


ha usta,


Senin anan da saçlarını okşar mıydı?


Sana ağlar mıydı gecenin al yalazında?


Sahi usta sen hiç ağladın mı bir sabah


Cansız düşende anan


Yavaşca gözlerinin önünde?!






Oğlum bak işine !


Attırma tepemi


gir motorun altına






Usta dur kızma!


Bak giriyorum motorun altına


Dünyanın altına


Giriyorum usta giriyorum


Desteğe gerek yok usta


Desteğe gerek yok


Ben oraya yüreğimi koyuyorum


İnan taşır be usta






İBRAHİM SADRİ


---------------------------------------------------------------------------














ÇİLELER (12648 Hit)






Minibüslerin arkasına seni ben yazdım


Gözlerimin nasıl sev dediğini


Sensiz bu dünyanın batması gerektiğini


Hor görsende garibi


Bir teselli vermeni ben istedim


Bahtıma takılan bir karaçalı gibi


Gönlümü tozduman bıraktığımı


Bağrımdaki ateşi yakıp gittiğin günden beri


Batıyor gönlümde bir akşam güneşi






Minibüslerin arkasına seni ben yazdım


Ben yazdım sevrek ayrılalım


Ben yazdım


Cennet gözlüm ben yazdım


Ben sabahsız gecelerin kucağında bir çilekeş


Gönlüme vazgeç demişim


Vazgeçmemiş bu aşktan


Kabahat seni sevende biliyorum


Elimde bir kandil dolanıyorum


Eğer aşka bir ceza verebilseydim


Onun da benim gibi sevmesini isterdim






Minibüslerin arkasına seni ben yazdım


Bunca yıl habersiz yaşadım seninle


Hep seninle yaşadım öldü deselerde


Aşkından öldüğümü bilmesende


Belki biraz üzülüp kim desende


Gel gör şu halimi bir teselli ver


Sevenler mesud olmaz derlerdi inanmazdım


Şimdi mesud değilim bilseydim bağlanmazdım


Biliyorum ben eski halimle daha mesuddum


Dediğin gibi olsun hadi severek ayrılalım


Ama otur son kez masaya göğsümüzü yumruklayalım.






Bitmedi mi bitmedi mi çekilen işkence?


Volkan misali tüten parçalanan gönlümle


Ekilen biçilmezken kısacık ömrümüzde


Değer verdiklerimiz gülerken halimize


Hangi gaye


Hangi amaç


hangi ümit yaşatır?


Katmerlenmiş çilelere


Hangi vücut dayansın?






İBRAHİM SADRİ


--------------------------------------------------------------------------------


















GERİYE DÖNEN ADAM (10727 Hit)






Yağmur yağıyordu


Benim saçlarımda kırağılar vardı


omuz omuza konmuş bir gül


Kapıyı açtım,elinde eski bir bavul


Yüzünde daha da eski bir hikaye


Geldim dedi, geldim işte


Sana kendimi getirdim,belki unutmuşsundur


Birlikte söylediğimiz şarkıları getirdim


Bir kaç gömlek bir pijama attı


Tuttuğum notları,serin volta boylarında adımları sayıp susuşlarımı


Elimle büyüttüğüm nazlı bir menekşeyi


Gökyüzüne verdiğim dualarımı


Çakmağımı,sigaramı,tabakamı ve kitaplarımı getirdim


Döndüm dedi,döndüm işte


İçeri girdi aksıyordu bir ayağı


Oysa nasılda akardı bayrak gibi önümüzde


Nasılda oynardı saçları rüzgarı bulanda


Bir ceylan gibi nasıl da koşardı


Ayağım dedi,derin bir nefes aldı


İçerde dedi,bir bakır tas bıraktım bir kehribar tesbih


Birkaç kitap,birkaç iyi arkadaş


Tüketilmiş bir çeza ve bir ayak,güldü sonra


Dedemin yemen çölünde bıraktığı ayağı ben içerde bıraktım


Kurban olsun ikimizinki de memlekete


Oturduk,uzun uzun baktık kendimize


Onüç yıl sonra yeniden karşı karşıya


Bir deli gençliği birlikte düşürmüştük yollara


Bir yüreğimiz vardı ve onu koymuştuk ortaya


Ben başımı onun omuzuna yaslardım


O taleal okurdu kulağıma


Ben bazı geceler oturup ağlardım


O dua ederdi hepimiz adına


Ve pis bir sonbahar akşamında ayrılmıştık


Caddelerde arabalar akıyordu yağmur yağıyordu


Babalar ekmekleri saklamış çeketlerinin altına


Korkuyla evlerine koşuyordu


Düdükler çalıyordu,sirenler çalıyordu,şehri kimler çalıyordu?


Oysa biz onunla yüreğimizi koymuştuk ortaya


Arkasından baktım,elinde tahta bir bavul,cebinde ikimizin yüreği


Şifadan ayrılık,rahmetten yoksulluk


Şen olasın mahpusluk


Kaldır gözlerini yerden,onüç yıl dediğin ne ki?


Bana mektup yaz,bir de menekşe resmi yap


Ve bir gül gönder anama


Kaldır gözlerini yerden,onüç yıl dediğin ne ki?


Ve yürüdü Yusuf


Yanıp sönen mavi ışıklar düştü gölgesine


Ben onüç yıl bekleyecektim onüç yıl kavuşmak için


Çebinde rehin götürdü yüreğimi






İBRAHİM SADRİ






--------------------------------------------------------------------------------














HAYSİYETİMİZ VAR (10036 Hit)






Dünya dediğiniz abiler aha benim şu yüreğim kadar


Hayat dediğiniz ne kadar gülebiliyorsak o kadar


Boşverin gerisini sallayın gitsin dünyayı


Paramız yoksa da haysiyetimiz var


Canımdan öte ve de çok kıymetli sevdiğim arkadaşlar


Durumum ortadadır


Hayat bana da sağlamına harbi bi çelme takmıştır


Nevrim dönmüş midem bulanmış gözlerim kararmıştır


Cümlenize olan cümle borç edavatım


Üç vakte kadar askıya alınmıştır


Biraz idare edebilirseniz eğer


Ya bide kahveci nuriden rica edebilirseniz


Kesmesse tavşan kanı günde üç bardak çayı


Elbet bu feleğin paslı çarkı bi gün benim içinde döner


Düşeş gelmese de


Gelirse eğer zarımız bi dubara ve hele dört cahar


O zaman işi düzelttik sayın abiler


Ve inanınki paramız yoksa da haysiyetimiz var


Dalgalan bakalım kız kulesi önündeki dalgalar gibi kalbim


Hayıflan bakalım hiç kimselere belli etmeden


Geceleri yorganın altında


Yazıklan bakalım bu da revamıdır hayatının baharında


Bi delikanlıya


Hep kısa çöpü ben mi çekicem


Hep banamı denk düşücek çarkıfeleğin iflası


Hep ben bilicem başkaları mı kapıcak beşyüz milyarı


Hep ben sevip eller mi alıcak aslıyı leylayı


Batsın bu dünya sende mi leyla


İtirazım var yalana dolana


Ben böyle dolana dolana ellerim cebimde


Dudağımda ıslığım başımda eski alemlerin sarhoşluğu


Orhan veli tadında basıp voleyi yürüycem


Hayatın sonuna kadar


Hiç tasalanmayın abiler


Paramız yoksada haysiyetimiz var


Vallahi öpmek geliyor içimden en kral arkadaşlarımı


Ayhan ışığı, sadri alışığı, erol taşı


Adamın gönlü şarkılar söyleyip unutmak istiyor garibanlığı


Adamın canı hesapsız dostlarını çekiyor


Dalgasız dümensiz yoldaşlığı


Mahalle arasında gazozuna maç yapıp yenilmek çekiyor


Komşunun kızına mektup yazıp


Çarşamba pazarında el altından vermek çekiyor


Bazen sıcak ekmek


Bazen seyyardan sabah poğaçası çekiyor


Adamın gönlü bağıra bağıra ağlamak çekiyor


Gece mehtaba karşı


Langadan hıyar beyoğlundan adam çekiyor


Ne yalan söyliyim biraz kırgınlıkta var


Ama hiç tasalanmayın abiler


Paramız yoksa da haysiyetimiz var






İBRAHİM SADRİ


Etiketler: , , , , ,

alestabank tarafından gönderildi @ 06:59 

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa

 

dizi.byethost7.com yeni dizi-film siteniz




domain

Web Stats

alesta paylasim
alesta paylasim